İçindekiler
NFT grubuna yeni girince çoğu zaman seni en çok caydıran şey fiyat değil, ne konuşulduğunu anlamamaktır, ekran dolusu gm, wagmi, floor, sweep, sanki şifre okuyorsun. Aslında bu kelimelerin çoğu çok sıradandır, bilince hiç gizemli değil. Aşağıda kullanım bağlamına göre dört gruba ayırdık, her kelimeye bir cümle açıklama koyduk; grubu izlerken yan yana karşılaştırabilirsin.
Piyasa / fiyat terimleri
Bu grup «ne kadar para, değer mi, nasıl alınıp satılır» etrafında döner, işlem tartışmalarında en sık geçenlerdir.
- Floor (taban fiyat): bir serinin satıştaki tüm listelemeleri içinde en düşük olanı, çoğu zaman «giriş başlangıç fiyatı» sayılır. Yalnızca en düşük listelemedir, gerçek işlem fiyatına ya da serinin adil değerine eşit değildir. Daha fazlası için taban fiyat nedir yazısını oku.
- Sweep (taban süpürme): tabana yakın en ucuz partiyi tek seferde toplu alma hareketi. Birinin tabanı süpürmesi tabanı kısa süre yukarı itebilir ama proje iyileşti demek değildir.
- Mint (basım): zincirde bir NFT'yi «var etme» süreci, genelde projenin ilk satışında gerçekleşir, sıfırdan var eden birincil piyasa adımıdır. İkincil piyasada hazır alımdan farklıdır.
- Blue Chip (mavi çip): camianın bilinirliği yüksek, likiditesi iyi, nispeten ayakta kalan üst seriler için kullandığı ad; borsadan ödünç alınmıştır. «Mavi çip» görelidir, değer koruma sözü değil.
- Flip (çevirmek / kısa al sat): ucuza al, pahalıya sat, kısa vadeli fark kazanma oyunu; «bir flip atmak» alıp hızla satmak demektir. Hızlı giriş çıkış peşindedir, uzun vadeli koleksiyondan farklı bir zihniyettir.
- Liquidity (likidite): bir NFT'nin ne kadar kolay «nakde çevrildiği», satmak istediğinde alan var mı, ne kadar beklenir, fiyat kırmak gerekir mi. Likidite iyiyse listeleme hızla satılır; kötüyse uzun süre asılı kalıp satılmaz. Çoğu zaman taban fiyattan daha çok serinin gerçek durumunu gösterir.
- Listing (listeleme): tuttuğun NFT'yi belli bir fiyata pazaryerinde satışa koymak. Karşıtı Offer (teklif), yani alıcının bir fiyat verip satıcının kabulünü beklemesidir.
- Volume (hacim): bir serinin belli bir sürede toplam işlem tutarı ya da sayısı; tek başına tabana bakmaktan daha çok gerçek ilgiyi yansıtır. Ama hacmin kendi kendine al sat ile şişirilebileceğine dikkat et.
- Mint Out / Sold Out (tükendi): ilk satıştaki tüm pay basıldı, hiç kalmadı. «Saniyede mint out» çoğu zaman projenin ateşli olduğunun işareti sayılır ama dikkat: tükenme bazen bot ve karaborsanın kapmasıdır, tamamen gerçek talep demek değildir.
- Secondary (ikincil piyasa): projenin ilk satışına (birincil piyasaya) karşılık, NFT'lerin sahipler arasında alınıp satıldığı piyasa; OpenSea gibi platformlarda hazır aldığın katman. Çoğu kişinin günlük işlemi ikincil piyasada gerçekleşir.
- Royalty (telif payı): ikincil piyasada her satışta orana göre özgün yaratıcıya giden pay; proje belirler, genelde %0 ile %10 arasındadır. Satarken eline ne geçeceğini etkiler ve farklı pazaryerleri telifi farklı uygular.
- Reveal (açılış): birçok seri mint sırasında sana önce bir yer tutucu görsel verir, kararlaştırılan zamanda her numaranın gerçek görünümü ve nadirliği topluca açıklanır; bu ana reveal denir.
- Fractional (parçalama): pahalı bir NFT'yi çok sayıda küçük tokene bölüp satmak, bütününü alamayanın «bir parçaya» sahip olmasını sağlamak. Eşiği düşük görünür ama parçalama ek sözleşme ve kurallar içerir, riski de daha karmaşıktır; yeni başlayan «ucuz» diye atlamasın.
- PFP (avatar tipi): Profile Picture kısaltması; «sosyal avatar yapmak» için tasarlanmış kişi/hayvan figürü serilerini ifade eder.
Topluluk / duygu terimleri
Bu grup grup sohbetinin atmosfer dilidir; zihniyet, duygu ve taraf ifade eder, çoğunun katı tanımı yoktur, havasını al yeter.
- GM: Good Morning, «günaydın». Toplulukta karşılaşınca her duruma uyan açılış, bazen «selam, orada mısın» anlamında da kullanılır. Karşılığı GN (Good Night).
- WAGMI / NGMI: WAGMI «hepimiz başaracağız» (We Are Gonna Make It), moral için; NGMI «başaramayacak» (Not Gonna Make It), çoğu zaman yanlış karar verenle dalga geçmek için. İkisi de duygu lafıdır, getiri garantisi değil.
- HODL: yıllar önce «hold» kelimesinin yanlış yazımından yayılan bir esprideri; «tut, satma» demektir, uzun vadeli tutmayı ve kısa vadeli dalgalanmadan korkmamayı vurgular. Bir zihniyet ifade eder, tutarsan kesin yükselir demek değil.
- Diamond Hands (elmas eller): tutabilen, düşse bile satmayan kişiyi tarif eder. Karşıtı Paper Hands (kâğıt eller), en ufak hareketinde panikle satan kişi. İkisi de dalga geçmedir, doğru-yanlış yoktur.
- Bagholder (torbacı / sıkışan): tepeden alıp derin sıkışan, değeri uçmuş bir yığını elinde tutup satamayan kişi; biraz öz alay ve hüzün taşır. Birinin kendine bagholder demesi, çoğu zaman para kaybetme hikâyesi anlatması demektir.
- FOMO: Fear Of Missing Out, «kaçırma korkusu». Başkası kazanıyor görünce hemen dalmak isteyen ruh hali, çoğu zaman tepeden satın alma noktasıdır; uyanık olunması gereken bir duygu.
- FUD: Fear, Uncertainty, Doubt, «korku, belirsizlik, şüphe». Piyasaya yayılan olumsuz söylem. Dikkat: bazıları gerçek sorunlara bu etiketi yapıştırır, «bu FUD» deyince uyanıklığını bırakma.
- Degen: Degenerate kısaltması; «kumar dürtüsü ağır, yüksek riske dalmaya cesaretli» oyuncuyu öz alayla tarif eder. Genelde şaka olsun diye kendine takılan addır ama arkasındaki yüksek risk gerçektir.
- Ape / Ape in: pek araştırmadan büyük alım yapma hareketini tarif eder, «kafayı takıp dalma» tonu taşır, genelde olumlu bir işlem önerisi değildir.
- Alpha: henüz herkese açık olmayan, avantaj sağlayabilecek bilgi ya da istihbarat. Grupta «biraz alpha paylaş» demek içeriden haber paylaş demektir, güvenilirliği kişiden kişiye değişir, hepsine inanma.
- Probably Nothing (muhtemelen bir şey değil): bir tersinleme esprisidir, görünüşte «önemli değil» der ama aslında «bu şey çok önemli olabilir, dikkate değer» diye ima eder. Yarı şaka bir ima dilidir; karşının «mütevazı görünüp vurgu yaptığını» bil yeter, gerçek yatırım gerekçesi sayma.
- DYOR: Do Your Own Research, «kendi araştırmanı yap». Toplulukta en çok ciddiye alınması gereken cümle, başkasının paylaştığı bilgi ve duygu yalnızca referanstır; bir projeye girip girmemeyi sonunda sen doğrulamalı, karar vermeli ve sonucuna katlanmalısın.
İşlem / teknik terimler
Bu grup, fiilen harekete geçince karşılaşacağın mekanizma ve terimlerle ilgilidir; bunları anlamak tuzaktan uzak durmana yardım eder.
- Gas (işlem ücreti): Ethereum'da herhangi bir işlem yaparken ödenen ağ ücreti, ağ tıkanıklığına göre dalgalanır. Nasıl hesaplandığını Gas ücreti tam olarak nedir yazısında gör.
- Gas War (Gas savaşı): popüler proje mint açtığında birçok kişi aynı anda zincire saldırır; işlemini önce bloğa koydurmak için herkes gas teklifini yükseltir, ücretler tepe tepe çıkar; bu duruma Gas War denir. Kapamadığında ödenen başarısız gas da gerçek paradır.
- Whitelist / WL (beyaz liste): projenin verdiği öncelikli mint hakkı, genelde etkinliğe katılarak ya da topluluğa katkıyla alınır. OG genelde daha erken, daha çekirdek üyeyi ifade eder, ayrıcalıkları daha iyidir. Beyaz listenin değeri vardır ama onun için yüksek riskli şeyler yapma.
- Allowlist / Mint Pass (izin listesi / basım geçişi): beyaz listenin başka adı ve biçimi. Allowlist son yıllarda «beyaz liste» yerine daha yaygın kullanılır, anlamı aynı; Mint Pass ise halka satışta mint için kullanılabilecek «senet tipi bir NFT»dir, bir giriş bileti gibi, onu alırsan resmî eseri basma hakkın olur.
- Snapshot (anlık görüntü): projenin belli bir anda «şu an kim neyi tutuyor» zincir üstü durumunu kaydetmesi, çoğu zaman airdrop ya da beyaz liste hakkını belirlemekte kullanılır. Snapshot zamanını kaçırırsan hak kazanamayabilirsin.
- Airdrop (hava bırakma): projenin uygun adreslere ücretsiz token ya da NFT göndermesi. Gerçek airdrop bir avantajdır ama yoktan beliren yabancı NFT çoğu zaman oltalamadır; nasıl ele alınacağını dolandırıcılık tanıma yazısında gör.
- Approve (yetki): bir sözleşmenin cüzdanındaki belli bir varlığı kullanmasına izin verme işlemi; NFT satışa koymak, coin değiştirmek hep önce yetki ister. Yetki sınırsız limit olabilir, imzalamadan önce gör, sonra kullanmadığın eski yetkileri iptal et.
- Burn (yakma): bir NFT'yi kalıcı olarak yok edip dolaşımdan çıkarma işlemi; bazı oyunlar «eskiyi yak yeniyi al» mekaniğiyle etkinlik kurar. Yakma geri alınamaz, yakmadan önce iyi düşün.
- Staking (stake): NFT'ni kurallara göre bir süre bir sözleşmeye «kilitleme», karşılığında token ödülü ya da başka hak alma. Stake süresinde genelde serbestçe satamazsın, ayrıca varlığı hangi sözleşmeye verdiğini ve istediğin an geri alıp alamayacağını bilmelisin; ödül için sözleşme riskini görmezden gelme.
- Soulbound (ruha bağlı): bir adrese bağlı, devredilemeyen ya da işlem görmeyen bir NFT türü; çoğu zaman kimlik, başarı, sertifika gibi «sana özel, alınıp satılmaması gereken» şeyleri temsil eder. Normal dolaşan NFT'lerden farklı bir kullanım sınıfıdır.
- Utility (hak / gerçek kullanım): bir NFT'yi tutmanın getirdiği fiilî fayda; örneğin saha dışı etkinlik bileti, topluluk girişi, sonraki avantajlar. Bir projenin gerçek hakkı olup olmaması, değerini ölçmenin önemli kalemlerinden biridir.
- CC0: telifi tamamen serbest bırakan bir lisans biçimi; herkesin o serinin görsellerini özgürce türev üretimde kullanabileceği anlamına gelir. «Bu NFT'ye sahipsin» ile iki ayrı şeydir, karıştırma; ayrıntı için mülkiyet hakları.
Risk / dolandırıcılık terimleri
Bu grup kelimelerin geçtiği yerler, çoğu zaman paranın en kolay sorun çıkardığı yerlerdir. Onları tanımak kendine sigorta yaptırmaktır.
- Rug Pull (halıyı çekmek / kaçmak): ekip parayı topladıktan sonra projeyi bırakıp parayla kaybolur, NFT değeri çöker. Anonim ekip, abartılı vaat, sadece pompalayıp kullanımdan bahsetmemek hep yüksek riskli işaretlerdir.
- Rekt: wrecked (mahvoldu) yazım esprisidir; çok ağır kaybeden, piyasaca «hırpalanan» durumu tarif eder. Grupta biri kendine rekt derse büyük bir kayıp anlatıyordur, çoğu zaman acı bir gülümsemeyle. Sana hatırlatır: bu piyasada kaybetmek gerçekten çok acıtır.
- Wash Trading (kendi kendine al sat): kontrol ettiği çok sayıda adresle ileri geri alıp satarak sahte hacim ve fiyat yaratmak, veriyi cıvıl cıvıl gösterip kandırmak. Bir seride sadece hacme bakma, az sayıda adresin birbirine devirme yapıp yapmadığına dikkat et.
- Honeypot (bal kavanozu): alabildiğin ama satamadığın, paranın girip çıkamadığı bir sözleşme tuzağı. Tanımadığın küçük projelerde özellikle kollanmalı.
- Phishing (oltalama): sahte resmî site, sahte ödül sayfası, sahte destekle seni cüzdanı bağlamaya, kötü işlem imzalamaya kandırmak. Tek kural: hiçbir düzgün taraf senden tohum kelimeni istemez.
- Drainer (boşaltma betiği): oltalama sitesinin arkasındaki kötü niyetli program; hazırladığı yetkiyi ya da imzayı bir kez imzalarsan cüzdandaki varlıkları süpürür.
- Pump & Dump (pompala ve boşalt): bir grup önce birlikte fiyatı şişirip ilgi yaratır, küçük yatırımcı girince topluca satıp çıkar, sıkışan torbacıları arkada bırakır.
- Vampire Attack (vampir saldırısı): yeni bir platformun yüksek ödül ve airdrop teşvikiyle rakip platformun kullanıcı ve likiditesini «emmesi». Kendisi mutlaka dolandırıcılık değildir ama bil ki sübvansiyonla yığılan ilgi, sübvansiyon kesilince dağılabilir; anlık yüksek ödülle kafayı kaybetme.
- Shill (pompalama / öne sürme): kendi çıkarı için bir projeyi öven, seni almaya iten davranış. Bir KOL ya da grup arkadaşı ateşle «tavsiye» ederken önce bir sor: acaba shill mı yapıyor.
Bu sözlüğü nasıl kullanmalı
Bu sayfayı yer imine ekle, gruba girince anlamadığın bir kelimeyle karşılaşınca dön bak. Üç hatırlatma:
- Jargon yalnızca bir iletişim aracıdır. Anlamak terimlerden korkmamanı sağlar ama senin yerine karar vermez. Bir projeye girip girmemeyi yine gerçek kullanımına, ekibin şeffaflığına ve kendi risk toleransına bakarak vermelisin.
- En çok duygu terimlerine dikkat et. WAGMI, FOMO, alpha gibi kelimeler çoğu zaman seni karara itmek için kullanılır. Bir slogan yüzünden heyecanlandığında bir saniye dur ve sor: havaya mı kapıldım, yoksa gerçekten iyi düşündüm mü?
- Risk terimleri belirince uyanıklığı artır. Tartışmada rug, honeypot, drainer geçer geçmez, burası olay çıkmış ya da çıkabilecek bir alandır; biraz daha zaman ayır doğrula, dalmaya acele etme.
NFT'nin baştan ne olduğunu sistematik öğrenmek ve ilk adımı atmak istersen, NFT nedir yazısını okumaya devam edebilir, sonra sitenin araçlarıyla maliyeti ve eline geçeni hesaplayabilirsin.
Sık sorulan sorular
WAGMI ve NGMI tam olarak ne demek?
WAGMI, «We Are Gonna Make It» yani «hepimiz başaracağız» kısaltmasıdır, topluluğa moral vermek ve iyimserlik için kullanılır. NGMI, «Not Gonna Make It» yani «başaramayacak» demektir, çoğu zaman bir yanlış kararla ya da dipte satışla dalga geçmek için kullanılır. İkisi de topluluk duygu dili olup hiçbir getiri garantisi değildir; gördüğünde havayı yansıtan laf olarak al, buna göre yatırım kararı verme.
Gruptaki Floor ve Sweep neyi ifade ediyor?
Floor yani taban fiyat, bir NFT serisinin satıştaki en düşük listeleme fiyatıdır ve çoğu zaman serinin giriş referansı sayılır. Sweep (taban süpürme), birinin tabana yakın en ucuz partiyi toplu alması demektir. Taban fiyat yalnızca en düşük listelemedir; gerçek işlem fiyatına ya da adil değere eşit değildir, az sayıda listeleme ve süpürme hareketinden kolayca etkilenir, dikkatli kullan.
Rug Pull nedir, önceden nasıl uyanık olunur?
Rug Pull (halıyı çekmek, kaçmak), proje ekibinin para topladıktan sonra aniden projeyi bırakıp parayla ortadan kaybolması ve NFT değerinin çökmesidir. Yaygın uyarı işaretleri: anonim ekip ve doğrulanabilir geçmişin olmaması, abartılı getiri vaadi, sadece pompalayan ama gerçek kullanımdan bahsetmeyen topluluk, şeffaf olmayan sözleşme yetkileri. Seni acele ettiren, kesin kazanç vaat eden projelere karşı çok uyanık ol; hiçbir NFT değer artışı garanti etmez.
DYOR ve FOMO ne demek, neden önemli?
DYOR, «Do Your Own Research» yani «kendi araştırmanı yap» demektir; toplulukta en çok ciddiye alınması gereken cümledir, çünkü başkasının paylaştığı bilgi yalnızca referanstır, son karar ve sorumluluk sende. FOMO ise «Fear Of Missing Out», kaçırma korkusudur; başkası kazanıyor görünce aceleyle dalmaya iten ruh halidir ve çoğu zaman tepeden satın alma noktasıdır. Bir slogan yüzünden heyecanlandığında dur ve gerçekten düşünüp düşünmediğini sor.
Kaynaklar
Bu yazıdaki kavramları aşağıdaki sayfalardan daha fazla doğrulayabilirsin:
- ethereum.org/nft, Ethereum'un NFT temel kavramları açıklaması
- OpenSea Öğren, pazaryeri terim ve mekanikleri üzerine resmî içerik
- CoinGecko Learn, kripto ve NFT kelime hazinesi kaynağı
- Investopedia: NFT, NFT kavramının tarafsız madde açıklaması
- Etherscan, blok gezginiyle işlem, tutma ve sözleşmeyi doğrula
- OpenSea Docs, listeleme, teklif, yetki gibi mekaniklerin teknik açıklaması
